ÖZGÜL ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜ VE ÇALIŞMA BELLEĞİ

ÖZGÜL ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜ VE ÇALIŞMA BELLEĞİ

Okumak üzere olduğunuz yazıda; bellek ve belleğin alt türlerinin tanımı, çalışma belleğinin özgül öğrenme güçlüğü ile ilişkisi ve çalışma belleğinin desteklenmesini sağlayabilecek bazı çözüm önerileri yer almaktadır.

O zaman belleği tanımlayarak başlayabiliriz... Türk Dil Kurumunun tanımına göre bellek; yaşanan ve öğrenilen şeyleri bilinçli olarak saklama gücüdür. Donald Hebb ise 1949 yılında kısa süreli (geçici) ve uzun süreli (kalıcı) belleği tanımlamıştır. Kısa süreli bellek, bilgiyi kısıtlı bir süre tutabildiğimiz, kapasitesi yaklaşık 7 olarak bulunmuş bellek türüdür. Uzun süreli bellek ise bilgilerin depolandığı ama her zaman görünür olmadığı, sınırsız ve süresiz kapasiteye sahip bilgi arşividir. Kısa süreli bellek sonrasında yeterli çalışma, tekrar gösterildiğinde bilgiler uzun süreli belleğe gider ve kaybolmamak üzere depolanır. Peki çalışma belleği bu denklemin neresinde? Çalışma belleği karmaşık bilişi destekleyen, görev bağlantılı bilginin denetlenmesi, düzenlenmesi ve aktif olarak korunmasında yer alan düzenek ve süreçlerdir. Çalışma belleği; dikkat ve yönetici işlevlerle de oratk çalışır. Ayrıca bilginin kısa süreli bellekten uzun süreli belleğe aktarılması sürecinde köprü görevi görür ve öğrenme için fazlasıyla önemlidir. Dolayısıyla öğrenme güçlüğü için de...

Yapılan araştırmalar çalışma belleğinin performans seviyesinin güvenilir biçimde ölçülmesinin ancak 7 yaştan sonra mümkün olduğunu göstermektedir. Çalışma belleğinin kapasitesi ergenliğe kadar ilerler ve 15 yaşa gelindiğinde yetişkinlere yakın düzeyde performans gösterir. Çalışma belleğinin bilişsel süreçlere ve akademik beceriye olan etkisini inceleyen araştırmacılar, Özgül Öğrenme Güçlüğü’nü de göz ardı etmemiştir. Söz konusu araştırmaların sonuçlarına göre çalışma belleği; disleksi (okuma güçlüğü), disgrafi (yazma güçlüğü) ve diskalkuli (matematik) ile ilişkili bulunmuştur. Ayrıca Özgül Öğrenme Güçlüğü grubuna girmeyen Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite, Otizm, Tourette Sendromu, Down Sendromu gibi pek çok tanının da çalışma belleği ile bağlantılı olduğu belirtilmiştir.

O zaman şu soruyu sormak gerek: Özgül Öğrenme Güçlüğü’ne karşı kürek çekerken çalışma belleğinin performansını desteklemek olumlu katkı sağlar mı? Çok yüksek ihtimalle, evet! Ancak her ne kadar çalışma belleği akademik başarı için önemli bir yordayıcı olsa da çalışma belleğini doğrudan destekleyecek aktiviteler pek azdır. Çalışma belleğinin performansını artırıcı bazı stratejiler uygulandığında çocukların akademik başarısında değişim yaratabilen tek stratejinin iç tekrar olduğu görülmüştür. Burada sözü edilen iç tekrar, bilgiyi görsel ya da fonolojik olarak içimizden tekrar etmemizdir. Böylece bilgi çalışma belleği aracılığıyla uzun süreli belleğe aktarabilecek, öğrenme gerçekleşebilecektir. Çalışma belleğinin iş birliği içinde olduğu kısa süreli bellek ve dikkat süreçlerini desteklemek de çalışma belleğinin kapasitesini artırabilir. İşitsel ve görsel dikkat oyunları, bellek oyunları, zihinden problemler çözme bu bilişsel süreçleri destekleyebilir. Çocuğunuzun ödevlerine yardımcı olurken basit düzey matematik işlemlerini yazmak yerine zihinden yapmasını istemeniz çalışma belleğini destekleyebilir. Hatırlayamadığı ya da kısa süre geçmesine rağmen unuttuğu bilgiyi hemen hatırlatmak yerine kendi çabasıyla hatırlamasını sağlayacak ipuçları verebilirsiniz. Böylece hem dikkat ve bellek süreçlerini destekler hem de başarı hisini artırırsınız. Dikkat ve bellek geliştirici kutu oyunları genelleikle süreli olur. Bu süreçleri aşamalı olarak desteklemek ama süreç içerisinde çocuğunuzun özgüvenine, motivasyonuna zarar vermemek için başarı şansını artıracak seviyede zaman tanıyarak başlayabilir, belirli aralıklarla tanıdığınız zamanı ufak ufak azaltabilirsiniz. Hızlı hesaplamalar için abaküs ve duvar sayılarına odasında yer vererek çocuğunuz için işleri daha kolay hale getirebilir, hızlı tekrarı artırdığınız için de öğrenme sürecini destekleyebilirisiniz.

Çalışma belleği sorunları olan, Özgül Öğrenme Güçlüğü’nü yenmek için canla başla çalışan öğrenciler için sınıf öğretmenlerinin yapabilecekleri ise;

1. Kısa ve açık yönergeleri daha çok kullanmak
2. Yönergeleri karmaşık değil; sıralı ve basit parçalar halinde vermek
3. Öğrencinin yönergeyi, soruyu ya da bilgiyi içinden tekrar etmesini istemek
4. Öğrencinin yönergeyi unuttuğu an sormasını sağlamak, soru sorma konusunda onu cesaretlendirmek
olarak sıralanabilir. Erken tanı, yoğun eğitim, öğretmen ve aile desteğinin de her tanı ve her çocuk için önemli olduğunu bir kez daha hatırlatalım. Bir sonraki yazımızda görüşmek üzere...

Yazan: Psikolog Selin C. Gülmez

KAYNAKLAR
Doğan, M. (2011). Çocuklarda çalışma belleği, akademik öğrenme ve öğrenme yetersizlikleri. Türk Psikoloji Yazıları, 14(27), 48-65.
Goldstein, B.F. (2013). Bilişsel Pikoloji (1. Baskı). (O. Gündüz, Çev.) İstanbul: Kaknüs.
Türk Dil Kurumu Sözlüğü. (2020). https://sozluk.gov.tr/?kelime=bellek adresinden edinilmiştir.

TOP